• 1 GPM UV Ultraviole Filtre Seti

1 GPM UV Ultraviole Filtre Seti

Henüz yorum yapılmadı Yorum Yap
350,00TL
Stok Durumu:
650
Ürün Kodu:
UV-1
Marka:
Puricom
  • Ücretsiz Kargo

  • Tüm Kredi Kartlarına 9 Taksit

  • Banka Havalesinde %5 İndirim

Paylaş

2,5″ İnch 1 GPM UV Filtre

Ultraviole ile dezenfeksiyon, suya bir kimyasal veya oksidant ilave etmeksizin, mikroorganizmaların dezenfeksiyonunu sağlar. Düşük basınçlı civa lambası kullanılarak kısa uv dalgaları üreten dezenfeksiyon sistemi, bakteri, protozoa, virüs, küf, mantar, alg ve bunların yumurtalarını etkisiz hale getirir. Uv sistemlerinde alüminyum yada paslanmaz çelik bir yatak, lambayı sarar ve bu yataktan geçen su uv ışınlarının bombardımanına uğrar. uv sisteminin çalışma prensibi, mikroorganizmaların DNA ve RNA yapılarını bozarak etkisiz hale getirmektedir. UV dezenfeksiyonunun tam olarak gerçekleşebilmesi için suyun bulanık ve renkli olmaması gerekir.bu yüzdende genelde uv öncesinde 5 micronluk filtre tavsiye edilir. Mikropları öldürme kapasitesi zaman geçtikçe azalır ve yaklaşık yılda bir kez lambasının yenilenmesi tavsiye edilir.

Ultraviole sistemlerin geneli paslanmaz çelik bir gövdeden (ışın odası) oluşmaktadır. Ultraviole lambası ise bu odanın içine yerleştirilen quartz camın içinde bulunmaktadır. Sistemin çalışması ise elektrik akımı ile uv lambasının yanması ve verdiği dalga boyu ile suda bulunan organizmaları etkisiz hale getirilmesidir.
Ultraviyole ışık (UV), güneş ışığı doğal bir parçası yaygın su dezenfeksiyon için, verimli ve çevre dostu güvenilir çözüm olarak kabul edilir.
UV lambası bir 254nm dalga uzunluğu ile organizmalar için ani ölüm nedeniyle üremelerini engeller suyu sterilize etmek için kullanılır.
UV filtrenin özellikleri
Akış hızı: 1 gpm.
Elektrik: 110V/60Hz, 220V/50Hz
Watt: 6
Akım: 350 mA
Lamba Yaşam (saat): 8000
Giriş / Çıkış noktası boyutu: 1 / 4 “NPT
Boyutlar (inç): 12 x 2 1 / 2
UV Odası Malzeme: Paslanmaz Çelik, 304ss.
Maksimum Çalışma: 85psi.

Kullanım Ömrü : 8000-10.000 bin saat

Micron Aralığı :

Ölçüleri: 2″ inch

Hammadde: Paslanmaz Krom

Tipi : inline coco

ULTRAVİYOLE IŞINLARI İLE SULARIN DEZENFEKSİYONU

Hızla artan dünya nüfusu ve çevre kirliliği, temiz su eldesini giderek güçleştirmektedir. Sunulan

bildiride, ultraviyole ışınları kullanılarak suların dezenfekte edilmesi işlemi anlatılmaktadır.

Dezenfeksiyon, sularda bulunan ve hızla çoğalabilen; insan, hayvan ve hatta bitki sağlığı açısından

sakıncalar teşkil eden virüsler dahil tüm patojen mikroorganizmaların (bakteriler, sporlar, parazitler)

yok edilmesi veya üreme imkanlarının sona erdirilmesi olarak tanımlanabilir.

UV teknolojisi ile dezenfeksiyon, 254 nm dalgaboylu UV-C ışınları kullanılarak sağlanır. Bu ışınlar

mikroorganizmalar ile temas ettiklerinde, DNA’larına “fotooksidasyon” yoluyla hasar vermektedir.

DNA’sı tahrip olan canlının üreme dahil tüm hücre faaliyetleri durur ve hücre ölümü gerçekleşir.

UV dezenfeksiyonu için geliştirilmiş cihazlar, 254 nm dalgaboylu UV ışınları üreten özel UV lambalarla

donatılmıştır. Dezenfekte edilecek su bu cihaz içinden akarken yoğun şekilde UV ışınlarına maruz

kalmakta, su içindeki mikroorganizmalar etkisiz hale gelmektedir. UV cihazlarının seçiminde,

dezenfekte edilecek suyun fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik özellikleri ile anlık su debisi en önemli

parametrelerdir.

Doğru tasarlanmış ve kapasitesi uygun bir UV cihazı, montaj noktası da uygun belirlenmiş ise,

istenmeyen yan etkiler oluşturmadan güvenli bir su dezenfeksiyonu sağlayabilmektedir. Cihazda

kullanıcıyı zamanında uyaran ölçüm/kontrol donanımları bulunmalıdır. Verimin devamlılığı için gereken

bakımlar yapılmalı, ömrünü tamamlayan UV lambalar zamanında yenilenmelidir.

GİRİŞ

Doğadaki su kaynakları içme ve kullanma suyu olarak yerleşim bölgelerindeki insanlara ulaştırılmadan

önce özel şirketler veya kamu kuruluşlarınca işletilen “içme suyu arıtma” tesislerinde çeşitli arıtma

işlemlerinden geçirilir. Şartlara bağlı olarak sanayi kuruluşları da ihtiyaç duydukları temiz suyu

gerektiğinde çeşitli doğal kaynaklardan temin eder, kendi su arıtma tesislerinde istenen kaliteye getirip

kullanırlar. Ne tür bir arıtma tesisi olursa olsun, kapsamında “dezenfeksiyon” işlemi mutlak yer alır.

Tablo 1.’de en yaygın su dezenfeksiyon teknolojileri sınıflandırılmıştır.

Tablo 1. Dezenfeksiyon Teknolojileri

UV-C ışınlarının dezenfektan etkisini su arıtımında kullanmaya yönelik çalışmalar 19. yy sonlarına

dayanır. İhtiyaç duyulan UV-C ışınlarını sentetik olarak üreten civa buharlı UV lambalar 20. yy

başlarında keşfedilmiş ve dünyanın ilk UV su dezenfeksiyon sistemi 1910 yılında Marsilya -

Fransa’daki arıtma tesisinde devreye alınmıştır. Fakat birkaç yıllık işletmeden sonra uygulama

durdurulmuş, yerine daha kolay ve ucuz olması nedeniyle klorlama uygulaması getirilmiştir. Gelişen

teknoloji ile birlikte UV lambalar daha etkili ve ekonomik hale gelmiş, her kapasitede UV

dezenfeksiyon cihazları üretilebilmiştir. 1950’li yıllardan itibaren UV ışınları ile su dezenfeksiyonu hızla

yaygınlaşmış ve günümüzde standart ve güvenilir bir uygulama halini almıştır.

ETKİ MEKANİZMASI

Doğada UV ışınlarının kaynağı güneştir (Şekil-1). Güneşten atmosferimize ulaşan UV-A (315-…-400

nm) ve UV-B (280-…-315 nm) ışınları yeryüzüne kısmen ulaşabilir. Bu ışınlar aşırıya kaçılmadıkça

insanlar açısından faydalıdır, örneğin vücudumuzun D vitamini sentezi yapmasını veya cildimizin

bronzlaşmasını sağlar. Buna karşın dezenfektan etkisi olan güçlü UV-C (200-…-280 nm) ışınları ozon

tabakası tarafından büyük oranda emilmekte ve yeryüzüne ulaşamamaktadır. Aksi halde bu ışınlar

mikro yaşamı yok edecek, dünyada insan dahil hiçbir canlının gelişmesi mümkün olmayacaktı.

Şekil 1’deki “hücre ölüm eğrisinden” görüldüğü gibi, mikroorganizmaların DNA’sı üzerinde en fazla

tahribata yol açan UV ışınları 240 ila 280 nm aralığındaki UV-C ışınlarıdır. Eğrinin pik noktasında

yaklaşık 253 - 256 nm dalga boylu ışınlar için etki en üst noktaya ulaşır.

Şekil 1. UV Işınları Dezenfektan Etkisi

Bu etki kısaca şöyle açıklanabilir: Yaklaşık 254 nm dalga boylu yüksek enerjiye sahip UV-C ışınları

mikroorganizmaların hücre zarından içeri süzülür ve DNA’yı oluşturan başta “Timin” adlı nükleik asitler

tarafından absorbe edilir. Bu enerji transferi sonucu DNA zinciri bir çok noktasından tahrip olur. DNA’sı

bozulan canlının üreme dahil tüm hücre faaliyetleri durur ve hücre ölümü gerçekleşir. (Şekil-2)

Şekil 2. UV Işınlarının DNA’ya Etkisi

UV Lambalar UV Işınlarını Nasıl Üretir?

Günümüzde su dezenfeksiyon cihazlarında kullanılan UV lambalar “civa buharlı” tiptedir. Dayanıklı

kuvarstan imal cam tüp şeklindeki UV lambanın içinde özel inert bir gaz ve katı formda civa mevcuttur

(gelişmiş UV lambalarda “amalgam” veya “indium-amalgam” alaşımları vardır). Lambanın her iki

ucunda elektrodlar bulunur ve özel tasarım enerji kaynakları (elektronik balast) ile beslenir. Öncelikle

inert gaz ısıtılır, civanın buharlaşması ve iyonlaşarak tüp içine dağılması sağlanır. Ardından elektrodlar

elektron yaymaya başlar. İki elektrod arasındaki potansiyel farkı (volt) ile elektronlar tüp içinde bir

elektrodtan diğerine ve akış yönü sürekli değiştirilerek (AC frekans) yüksek hız ve yoğunlukta hareket

etmeye başlar (elektron bombardımanı). Elektronlar civa iyonları ile çarpışarak enerji seviyelerini

yükseltir. Civa iyonları aldıkları enerjiyi 254 nm dalgaboylu UV-C ışınları yayarak deşarj ederler.

Şekil-3’de modern bir UV lambanın 254 nm UV ışınlarını nasıl ürettiği gösterilmektedir.

Şekil 3. UV Lambaların 254 nm Dalgaboylu UV Işın Üretimi

Başarılı bir UV lamba en az elektrik enerjisi harcayarak en fazla miktarda UV ışını üretmeli ve mümkün

olan en uzun süre hizmet etmelidir. Ayrıca lambanın yaydığı ışın spektrumu “monokromatik” olmalı

yani sadece 254 nm dalgaboylu ışınlar üretmelidir (Şekil-4). Daha geniş spektrumda 200 nm ile 400

nm aralığında UV ışınları üreten “polikromatik” UV lambalar da mevcuttur. Ancak aşırı enerji

tüketimleri ve 240 nm altı ışınların oluşturduğu yan etkiler nedeniyle bu tür UV lambaların içme suyu

arıtımında kullanımı sınırlıdır.

Şekil 4. Monokromatik UV Lambaların Işın Spektrumu

UV DEZENFEKSİYON CİHAZLARI

UV ışınları ile su dezenfeksiyonu için, UV lambanın ürettiği UV ışınları ile arıtılacak suyun uygun

şartlarda ve yeterli süreyle temas ettirilmesi gerekir. Üstün özellikleri olan bir UV lambadan optimum

dezenfeksiyon verimi almak, ancak o lambaya uygun tasarlanmış bir UV sistemi ile mümkün olabilir.

Basit bir örnekle, çok güçlü bir motor ona uygun bir karoser ve güç aktarma organları ile birleştiğinde

ortaya başarılı bir otomobil çıkabilir.

Şekil-5’de merkezi konumlandırılmış tek UV lambalı bir UV cihazı ve cihazı oluşturan ana parçalar

görülmektedir. Şekil-6’da ise çok UV lambalı bir UV reaktörü verilmektedir. Büyük kapasiteli UV

sistemleri ihtiyaca göre iki veya daha fazla lamba içerebilir. Dünyanın en büyük UV cihazında yaklaşık

8000 adet UV lamba hizmet etmektedir.

Şekil 5. UV Cihazı Basit Enkesit Şekil 6. Çoklu UV Lambalı Cihaz

Bir UV cihazını oluşturan ana parçalar,

UV reaktörü: İçinde UV lamba(lar) yer alır. Suyla direkt temastan korumak için her UV lamba

ayrı bir koruyucu kuvars tüp içindedir. UV reaktörü içinden akan su, lambalardan yayılan UV

ışınlarına maruz kalmaktadır. Başarılı bir dezenfeksiyon için UV reaktörünün tasarımı ve lamba

yerleşimi çok önemlidir.

Elektrik/Kontrol panosu: UV lambaları çalıştıran güç kaynaklarını (balast) ve cihazın

fonksiyonlarının kontrolü/izlenmesi için gerekli elektrik/elektronik donanımları içerir. Ana enerji

beslemesi bu panoya yapılır, UV lamba ve sensörlerin enerjileri panodaki özel kablolar

üzerinden UV reaktörüne aktarılır.

UV sensörü: UV lambalardan yayılarak suya ulaşan UV ışın şiddetini ölçer. Ölçülen değer

panodaki göstergeden eşzamanlı izlenebilir. Cihazın veriminin takibi açısından önemlidir.

DEZENFEKSİYON GÜCÜNÜN ÖLÇÜSÜ : “UV DOZU”

Mikroorganizmaların UV ışınları ile nasıl etkisiz hale getirildiğini ve bu teknolojinin ancak özel tasarım

UV cihazları yardımıyla uygulanabileceğini açıkladık. Ancak pratik uygulama noktasında UV

cihazlarının su debisine bağlı dezenfeksiyon gücünün sayısal bir değer olarak verilmesi gerekir. Bu

sayısal değer “UV dozu” olarak adlandırılır ve ölçüsü “Joule/m2”dir. BİR UV CİHAZININ SUYA

VERECEĞİ UV DOZU, İÇİNDEN AKAN SUYUN DEBİSİ ARTTIKÇA DÜŞER, AZALDIKÇA

YÜKSELİR.

UV cihazının doğru seçimi için hedef alınan mikroorganizmanın hangi UV dozu ile etkisiz hale

getirileceğinin bilinmesi gerekir. Aşağıda Tablo-1’de çeşitli mikroorganizmaların UV dozuna bağlı

giderim oranları verilmektedir. Örneğin “Hepatit A” virüsüne karşı %99,99 oranında giderim sağlamak

için seçilen UV cihazının kullanım noktasındaki su kalitesi ve pik debisine göre suya en az 300 J/m2

UV dozu vermesi gerektiği tablodan görülebilir. Ek bilgi olarak, yapılan çalışmalar göstermiştir ki, 400

J/m2 UV dozu ile hemen hemen tüm patojen mikroorganizmaları %99,99 oranında gidermek

mümkündür. Bu nedenle UV cihazı seçiminde emniyetli tarafta kalmak için UV dozu en az 400 J/m2

olarak tercih edilmelidir.

Tablo 2. Patojenlerin Giderimi İçin Gerekli UV Dozları

Bir UV cihazının sağlayabileceği UV dozu temelde aşağıdaki parametrelere bağlıdır:

1. Reaktördeki UV ışın yoğunluğu: UV reaktörü içinde “ortalama UV ışın yoğunluğu” yeterince

yüksek seviyede olmalı ve mümkün olduğunca homojen bir şekilde dağılmalıdır. UV ışın

yoğunluğu, birim yüzey alana düşen UV-C254nm enerjisidir ve W/m2 birimiyle ölçülür. Merkezi

tek UV lambalı bir cihazın reaktör enkesiti düşünülürse (Şekil-7), UV lambaya yaklaştıkça UV

ışın yoğunluğu artarken, uzaklaştıkça azalır. Lambadan en uzak nokta olan UV reaktörü

cidarında UV ışın yoğunluğu en düşüktür.

Şekil 7. Tek UV Lambalı Cihazda Işın Dağılımı

UV ışın yoğunluğu UV reaktöründen akan suyun kalitesine de bağlıdır. Kıyasla daha kirli bir

suda UV ışınları kısa mesafelerde enerjisini kaybedeceğinden ortalama UV ışın yoğunluğu

temiz su şartlarına göre daha düşük olacaktır.

2. Temas süresi: UV reaktörü içinden akan suyun reaktör içinde yeterince kalması, böylece

mikroorganizmaların UV ışınlarına “yeterli süreyle temas etmesi” gerekir. Bu nedenle

reaktörde ihtiyaca uygun net hacim bulunmalıdır. Temas süresi “saniye” cinsinden belirtilir.

Dezenfeksiyon için, UV ışın yoğunluğundan bağımsız, en az 1 saniye temas süresi gereklidir

denilebilir.

UV dezenfeksiyon gücü için ana ölçü olan “UV dozu” yukarıda açıklanan iki parametre ile hesaplanır:

UV dozu [Joule/m2] = UV ışın yoğunluğu [Watt/m2] x Temas süresi [saniye]

UV dozu birimi J/m2 = 0,1 mJ/cm2 = 100 mikroWatt-s/cm2 olarak birbirine dönüştürülebilen çeşitli

şekillerde gösterilebilir.

Eğer yeterli UV dozu uygulanmazsa, UV cihazı çıkışından alınan su numunelerinde önce “öldüğü”

görülen bazı mikroorganizmaların sonradan DNA’larını enzimler yoluyla onararak tekrar “canlandığı”

gözlenmiştir. Bu olaya “fotoreaktivasyon” adı verilmiştir. Yapılan araştırmalar, 40.000 mikroWatts/

cm² (= 400 J/m2) UV dozunun fotoreaktivasyon ihtimalini ortadan kaldırdığını göstermiştir.

Fotoreaktivasyon sorununa karşı için UV cihazlarının en az 400 J/m2 UV dozu verebilecek şekilde

seçilmesi gerekir.

Örneğin, içinde “ortalama” 100 W/m2 UV ışın yoğunluğu olan bir UV reaktörü kabul edelim. Reaktörün

net hacmi 90 lt olsun. Bu reaktörden 108 m3/h (= 30 lt/sn) debiyle su geçirilirse, su reaktörde

“ortalama” 3 saniye kalmış olacak ve suya uygulanan UV dozu 100 W/m2 x 3 sn = 300 J/m2 olacaktır.

Aynı reaktörden 81 m3/h (= 22,5 lt/sn) debiyle su geçirilirse bu kez su reaktörde 4 saniye kalmış olacak

ve suya uygulanan UV dozu 100 W/m2 x 4 sn = 400 J/m2 olacaktır. Daha önce belirtildiği gibi, bir UV

cihazının suya vereceği UV dozu, içinden akan suyun debisiyle ters orantılıdır.

Bu basitleştirilmiş UV dozu hesabı, konunun daha kolay anlaşılabilmesi amacıyla verilmiştir. Gerçek

şartlarda UV dozu hesabı çeşitli değişkenlere bağlıdır ve özel matematiksel modelleme teknikleri ile

hesaplanır. Buna ilişkin bilgiler Şekil-8’de verilmektedir.

Şekil 8. UV Dozunu Etkileyen Parametreler

Su kalitesi => UV ışın geçirgenliği ve UV dozu ilişkisi

Şekil-8’de görüldüğü gibi, UV reaktöründeki UV ışın yoğunluğu (W/m2), kullanılan UV lambanın ışın

üretim verimi ile birlikte suyun UV ışın geçirgenliği (“UV-Transmission(1cm) @ 254nm” veya kısaca

“UV-T(1cm)”) değerine bağlıdır. UV-T(1cm) parametresi, 1 cm kalınlığındaki suyun 254 nm dalgaboylu

UV-C ışınlarını hangi oranda geçirebildiğini gösterir. 254 nm’ye ayarlanmış bir spektrofotometre ile

ölçülebilir (Şekil-9), yaygın kullanılan birimi “%”dir.

Şekil 9. UV Işın Geçirgenliği UV-T(1cm) Ölçümü

Bir UV cihazında UV-C ışın kaynağı UV lambadır ve lambadan yayılan ışının yoğunluğu koruyucu

kuvars cama kadar sabit kabul edilebilir. Ama ışınların su içine girdikten sonra ne kadar

ilerleyebileceği ve ilerlerken gücünden ne oranda kaybedeceği suyun UV-T(1cm) değerine bağlıdır

Şekil 10. UV Işın Yoğunluğunun Su İçinde İlerlerken Azalışı

Bir UV cihazının, UV-T(1cm) değeri %98 olan çok temiz bir sudaki verimi (suya verdiği UV dozu) ile UVT(

1cm) değeri < %80 olan daha kirli bir sudaki verimi arasında büyük farklar oluşacaktır. UV geçirgenlik

değerine göre suların basit bir sınıflandırması ve UV kullanımına uygunluğu aşağıda Tablo-2’de

verilmektedir.

Tablo 2. UV-T(1cm) Değerine Göre Sınıflandırılma

Örnek bir UV cihazının farklı UV-T(1cm) değerine sahip sular için, 400 J/m2 UV dozu ile dezenfekte

edebileceği su debileri Grafik-1’de görülmektedir.

Örneğin, UV-T(1cm) değeri yaklaşık %98 olan çok temiz bir su 400 J/m2 UV dozu ile dezenfekte

edilecekse, bu cihaz 45 m3/h debi ile işletilebilir. Ancak aynı cihaz UV-T(1cm) değeri yaklaşık %86 olan

düşük kalite bir su için kullanılacaksa, kapasite 25 m3/h değerine düşecektir.

Grafik 1. Bir UV Cihazının 400 J/m2 UV Dozu Sağlamak İçin UV-T(1cm) Değerine Bağlı Debi Değerleri

UV REAKTÖR TASARIMI

UV reaktörü tasarımı büyük önem taşır (su giriş-çıkış yerleri ve çapları, UV lamba yerleşimi,

türbülatörler, v.b.). Suyun bir kısmının reaktör içinden hızla akıp gitmesini, yani kısa devreyi önlemeli;

bununla birlikte suyun UV ışın yoğunluğunun yüksek olduğu lambaya yakın bölgelerde mümkün olan

en uzun süre kalmasını sağlamalıdır.

Şekil-11’de dizaynı uygun olmayan bir UV reaktöründe oluşan kısa devre görüntülenmektedir. Sarı ve

kırmızı renkli bölgeler > 3 m/sn ile akışın en hızlı olduğu kısımlardır. O bölgelerdeki su damlacıkları

yeterli süreyle UV ışınlarına maruz kalamayacak, diğer bir deyişle düşük UV dozu alacaklardır. Bu

nedenle taşıdıkları olası mikroorganizmalar UV cihazını “canlı” terk edebilecektir. Sonuç, başarısız bir

UV dezenfeksiyonu uygulamasıdır.

Şekil 11. Yanlış Tasarlanmış UV Reaktöründe Oluşan “Kısa Devre” Su Akımı

Şekil-12’de verilen üç lambalı bir UV reaktör enkesitinde UV ışın yoğunluğu dağılımı görülmektedir. Bu

UV reaktörü tasarımı, akan suyu UV ışın yoğunluğunun en yüksek olduğu koyu mavi alanlara doğru

yönlendirecek şekilde olmalıdır.

Şekil 12. Toplam 3 UV Lambalı Bir UV Cihazında UV Işın Yoğunluğu Dağılımı

UV CİHAZINDA UV DOZUNUN İLERİ TEKNİKLERLE HESAPLANMASI VE DOĞRULANMASI

UV cihazının suya uygulayacağı UV dozu, üç boyutlu matematiksel modelleme teknikleri ile tasarım

aşamasında hesaplanır. Bunlardan en yaygını “PSS - Point Source Summation” metodudur. Bu

metodta belirli sayıda su zerreciğinin faklı su debilerinde UV reaktörü içinde izleyecekleri yol özel

yazılımlar yardımıyla dijital olarak canlandırılır ve maruz kaldıkları UV dozu belirlenir. Bu değerlerin

ortalaması “hesaplanmış UV dozu” (calculated UV dose) olarak adlandırılır. Metodun hata payı

günümüz bilgisayar teknolojisiyle bile oldukça yüksektir.

UV cihazının “gerçek performansının” belirlenmesi, diğer bir deyişle “hesaplanmış UV dozunun”

düzeltilmesi/doğrulanması “Biodozimetrik UV doz testi” ile gerçekleştirilir. Dünyada bu testleri

yapmaya yetkili özel kuruluşlar bulunmaktadır (örneğin alman “DVGW”). UV cihazı biodozimetrik test

laboratuvarlarında gerçek şartlarda test edilir (Şekil-13). Bu testlerde, UV dozuna bağlı ölüm eğrisi

önceden belirlenmiş dirençli mikroorganizmalar kullanılır (örneğin “B.subtilis”). Belirli konsantrasyonda

bu mikroorganizmaları içeren sular UV cihazına beslenerek çıkış suyundaki mikroorganizma giderimi

sürekli izlenir. Testler farklı su debileri ve UV-T(1cm) değerleri ile tekrarlanır.

Yorum Yap